Mitsubishi Club Turkey
http://mitsubishiclubturkey.com/

BARIŞ MANÇO
http://mitsubishiclubturkey.com/viewtopic.php?f=31&t=1421
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

Yazar:  av.ilhami [ 28 Kas 2010 05:47 ]
Mesaj Başlığı:  BARIŞ MANÇO

http://www.youtube.com/watch?v=kKq2Cfbr ... ature=fvwp
sevgili arkadaşlar nette dolaşırken ne aradığımı bilmeden ama birşey arayarak kendimi Barış Manço müzikleri/klipleri dinlerken buldum. hayatımda bana yön veren bir şekilde vesile olan insanların belki de başında gelen kişi olması hasebiyle böyle bir başlık açmayı uygun buldum. kendisi hayatta iken TRT de adına yapılan bir programın sonunda çıkan bir yazıyı hiç unutamam ( o zamanlar enfazla ilokul 3'e gidiyormuşumdur) ÖYLE BİR SES Kİ BİZİ DOĞUDAN BATIYA ANLATAN...
arkadaşlardan rahmetli barış abiyle ilgili anıları olanlar varsa anlatmasını isteyeceğim, yada her yerde bulamayacağımız eserlerini forumda dinleme imkanı sunmasını. böylece değerlerimize bir parça sahip çıkarız diyorum. bu arada "rahmetli" sıfatını kullanmam dua niyetiyledir yoksa benim için değişen birşey yok: bu gece bunu birkez daha anladım.
ben bir tane anımı anlatayım. öncelikle şunu belirteyim arkadaşlarım bana barış manço manyağı derlerdi (ben kabul etmiyorum çünkü manyaklıkta akıl yoktur, mançokolik daha iyi). neyse hikayeme gelelim. rahmetli hayatta iken bir gece rüyamda barışmançonun öldüğünü ve mahşeri bir kalabalıkla cenaze töreni yapıldığını gördüm. rüyamdan kısa bir süre sonra "müsaadenizle çocuklar" albümünü çıkarttı ve daha sonra rahmetli oldu. kendisi en son hazırladığı "mançoloji" albümünü göremedi. hatta "40.yıl" adlı eserine söz yazmaya ömrü yetmedi. bu yüzden enstürmantal olarak albümde yer aldı. aynen "ömrümün sonbaharında" adlı eserinde söylediği "...ve hala bitirmediğim bir yarım şarkım kaldı...ömrümün sonbaharında!" gibi oldu. ve ben rahmetlinin cenazesinde hazır bulundum: aynen mahşer günü gibiydi,sağcısından solcusundan her kesimden birçok ünlü gelmişti, kimi namaza iştirak ederek (M.F.GÜLEN gibi) kimisi de alkışlayarak (şarkıcı SUAVİ gibi) arkasından hüsnü şehadette bulundu....buradanda hüsnü şehadette bulunabiliriz bence...
BUYRUN VEFAYA :Rose:
http://www.youtube.com/watch?v=lE8FRv9U ... re=related

Yazar:  av.ilhami [ 01 Ara 2010 02:16 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

bugün aslında dün oluyor artık, şehirler arası bir esnaf lokantasından kurtalan ekspresin albümünü aldım. rahmetliden sonra çıkarttıkları albümü adı 3255miydi neydi. dinledim güzel çorba ama tuzu yok :(

Yazar:  extrabonus [ 01 Ara 2010 11:10 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

Barış Manço'nun daha yeni parlamaya başladığı ve Belçika'da olduğu yıllar. Türkiye'de Dağlar Dağlar, Kol düğmeleri, İşte Hendek İşte Deve, Seher Vakti, Kağızman gibi birçok parçası 45'lik olarak basılmış ancak henüz bir LongPlay anlaşması yok. İşte bu arada yerli bir müteşebbis ( Sayan Plak ) 1971'de izinsiz olarak daha önce bastığı bütün 45'likleri bir plakta toplayıp 33'lük LP olarak piyasaya verir, Barış Manço - Dünden Bugüne.
İşte Barış Manço'nun ilk LP'si böyle yayınlanmıştır. (Kendi hazırladığı ilk LP 1975 yılında çıkan "2023"tür.)

Şu anda piyasada çok nadir bulunan ve durumuna göre 500-900 TL arasında satılan bu plaktan bir tanede bende var :) Zaman zaman pikabıma koyar dinlerim..

Yazar:  bacey [ 01 Ara 2010 12:00 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

Barış Manço...sevmeyeni yoktur sanırım...Adam olacak çocukla girdi dünyama...ama o zamanlar ben o kadar da çocuk değildim :)...ilkokulda A de bakiiim AAAA, bi de Y de; YEEEE, şimdi bi de I; IIIIIIIIII...oku bakiiiim AAYIIı parçasının "yalnız kızlar...hadi erkekler kısmında " sınıfı inletirdik...lise yıllarımda Gülpembenin remixiydi sanırım ,servis yolculuklarımda başımı yana yaslayıp yollara bakıtarak düşüncelere daldıran parça...Orijinal hali bile hala tüylerimi diken diken eder...her n kadar babaannesine yazmış olsa da ,sözlerin Peygamber Efendimize (SAV) de uyumlu olmasının etkisi çoktur belki debu duygularımda...her neyse...O da Kemal Sunal da şaka gibi gittiler, inanamadım, inanmak istemedim...ye aitKİm bilir belki de bu Gülpembenin sözleri kendileri gibi çok sevilen insanların ardından söylenen bir türkü : Güz yağmurlarıyla bir gün göçtün gittin, inanamadım gülpembe...Kemal Sunalı her izlediğimde, Barış mançoyu her dinlediğimde ikisinin de EFSANE olduğunu bir kez daha görüyorum...Ruhları şad, mekanları cennet olsun...

Yazar:  yuxus [ 01 Ara 2010 14:38 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

Barış Manço; sadece bir müzik insanı değildir. Hayatı, müziğin içine dolu dolu yerleştirmiş birisidir. Duyguyu mizahla yoğuran, aşkı anlatılmayan sözcüklere bindirmiş olduğu besteleri ve sözleri ona modern bir ozan havası vermiştir. Kıyafetleri, takıları, saçıyla ve tüm bunları topluma antipati yaratmadan kabul ettiren; sanatçı marjinalliğini bilinçli bir kültür temsiline çevirmiştir. Bir misyon adamıydı. Dünyaya neden geldiğinin bilincindeydi. Vücudu toprak oldu, görevi ise devam ediyor. Ruhu şad olsun.

Yazar:  av.ilhami [ 02 Ara 2010 03:07 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

barış manço'nun her albümünde ölüm teması mutlaka vardır ve her eserinde illaki HÜZÜN vardır. en hareketli parçasının bile adı kara sevda'dır. dikkat etmeszseniz arkadaşım eşşek basit bir çocuk şarkısı gibi görülse de özellikle bilgisayarlı seslendirilmiş nakarat kısmı çıkartıldığında AYRILIK türküsünden aşağı kalmayan bir vuslat özlemi ağlatır dinleyeni.
rahmetlinin araba koleksiyonuda vardır. ve tamir edecek kadar da motordan anlardı. bir komplo teorisine göre tacikistan veya özbekistanda türk malı otomobil fabrikası kurmak istediği için öldürüldüğünü okudum.

Yazar:  bacey [ 02 Ara 2010 21:41 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

ben bu ülkedeki komplo teorilerine inanıyorum...Dünyanın kalbi ülkemizde hayırlı işler yapmaya çalışan kişiler güncel konularla ya karalanıyor, çamur at izi kalsın taktiği sökmeyecek olanları da bir şekilde ortadan kaldırıyorlar..

Yazar:  av.ilhami [ 03 Ara 2010 01:40 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

ben de türkiyeye komplo kurulacak kadar değerli görüyorum. geçmiş tarih olarak, Allahın verdiği doğal kaynaklar olarak, coğrafi konum olarak, geçmişten gelen ve geleceğe yön verebilecek insan mozaiğimiz açısından bakınca bir yabancı gözüyle derdim ki "türkiye türklere bırakılamayacak kadar değerlidir..." ve asla kendi başına bırakmazdım. barışmanço nun ölüm teorisi ne bir sanatçı kimliği nedeniyle abartılı bakılabilir. hatta ben de komplolara inanmama rağmen zayıf bir teori diyorum. ama kim olursa olsun orta asya ve müslüman dünyasının potansiyel müşteri olacağı yeni bir araba ortaya çıkarmak çok firmayı sıkıntıya sokardı. bu teşebbüsü kim yaparsa tehlikelidir bazıları için.neden hala yağımız unumuz olmasına rağmen helva (otomobil) yapamıyoruz?? tabii olaya/teoriye zayıf bakmamın sebebi rahmetlinin kalp probleminin geçmişini bilmemdir. hatta barışmanço hastaneye kaldırıldı haberini dinleyince önceki krizlerini de bildiğimden bu sefer zor demiştim. (genelde 3. kriz götürür derler). rahmetliye doktorlar daha öncede yakında öleceği söylenmiş ve bulduğu bir şifalı bitkiler kitab vesilesi ile Allah'ın kendisine yeni bir hayat bahş ettiğini söylemişti. bu yüzden herzaman ölümle kanka olmuştur. bizlerin bilmesine rağmen asla kabul edemeği ölüm gerçeğiyle de BARIŞ içinde olmuştur. bir röportajında "çekimlerde bazen tehlikelerede atılıyoruz küçük balıkçı teknesiyle balinaya yaklaşıyoruz kuyruğu deyse boğulma ihtimalimiz oluyor, vs. dedikten sonra şunu demişti "ama ben biliyorum kiAllah beni oraya milletime hizmet için gönderdi benim bu dünyada bir misyonum var o nedenlede birşey olmaz diye düşünüyorum. ölümü de bir gece evinde oldu yani misyonunu eda etmediği zaman; aynen"bir kelebeğin yaşam öyküsü adlı eserinde belirttiği gibi "gözlerim kurşun gibi ağır ağır kapandı bu gece, dostlar elveda.." Allah herkesi bu millete ve insanlığa hizmet etme misyonunun şuuruyla böyle dopdolu bir hayat nasip etsin!
barış manço bir sanatçıydı ama başka hiçbir sanatçıya benzemezdi. somutlaştıralım:
sezen aksu: beste söz dışında başka bir katma değeri yok bu millete bir de referandumda solcu kimliğiyle evet demesini saymazsak
kıraç: şarkıcı! piyasasında bir kalite oldu ve harbi röportaj veriyor,ama o kadar
erol evgin: çiğdem talu/melih kibar mirasını yemeye devam ediyor: kendi üretimi yok. yani şarkıcı(Allah vergisi ses) ama sanatçı (üretici) değil
MFÖ: barışa en yaklaşanlar belki ama sezen aksunun daha bir bizden olan versiyonu o kadar
Ayna ( erhan güleryüz) grubu: sosyal hizmetlerde bulunsalarda müzik sanatı adına istikrarlı değil
zülfü livaneli: yenibir üretim yıllardır yok
yukarıdaki sanatçılar hep severek dinlediğim ve bir kısmı rahmetliden sonra acaba yerini doldurabilir mi halefi çıkar mı diye bekle gör politikası izlediklerim ama hepsini topluyorum voltran misali:barışın vücudu olabiliyor kısmen kalbi de oluyor ama ben de başını oluşturuyorum diyen mütefekkir çıkmıyor

Yazar:  av.ilhami [ 03 Ara 2010 02:08 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

sezen aksu "yüreğimdeki barış şarkıları" albümünde "sakız hanım mahur bey" eserini seslendirme gayretinde bulunmuştu. bence tam bir ses sanatçılığında (yeteneğinde) barış ile kıyaslama yapma imkanı verdi. hele hülya avşarın aynı albümde "zalım sultan" parçasını seslendirmesiyle (dinleyene zulmüyle) ne kadar "görsel" bir ses sanatçısı olduğu tüm "çıplaklığıyla" ortaya çıkarttı! bu albümden sonra bir eleştirmen "barış mançonun kıymetini birkez daha iyi anladık" demişti. altına imzamı atarım ama sertap erener (dağlar dağlar), ayna (aynalı kemer), nilüfer (gülpembe) hakkını vermişti. tabii böyle yetenekleri de "sakız hanım-mahur bey" pistlerinde görmek isteriz.
entellektüel kimliği ile zülfü livaneli belki dengi olabilir mi diye düşünmüşümdür ama dediğimiz gibi komple sanatçılık açısından bakarsak zülfünün konserlerinde ki sahne ortasında hiç kımıldamadan dinleyici ile bütünleşmeden öleeece karlı kayın ormanında ağaç gibi durunca fark ortaya çıkıyor: biri robot/odun biri etten kemikten tastamam (kamil) insan. kimse kızmasın zülfüyü dinlerim ve bende satın aldığım kaseti de var.(saat 4 yoksun) ama her ikisinin sebze muhabbeti bile farklı nerde domates biber patlıcan nerede saat 4 yoksun (..ne bileyim... fasulyenin neden pişip pişmediğini.....) ikisi de güzel parça ama biri taze, biri konserve tadında. zülfüden de çok şey beklememek lazım zülfü hasbel kader belli bir ideolojik topluluk içinde kendini yetiştirmiş ama aynı topluluk onu sınırlandırmış. ama barış belçika kraliyet müzik akademisini birincilikle bitirmiş ve gurbetçilerden de anadolu insanını tanıyarak kendini eğitimini tamamlamış.

Yazar:  av.ilhami [ 03 Ara 2010 02:19 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

bana sorduklarında hangi tür müzik dinliyorsun dediklerinde "mançobesk" dinliyorum derim. nedir mançobesk: barışın tüm albümlerinde yer verdiği (söylediği demiyorum çünkü enstürmantalleri de var) kendisine ait/anonim/yerli/yabancı her tür müzik. yani güzel olan her müzik. barış ne tarz söylemiş: çocuk şarkısı, sanat müziği, uzun hava, rock, new age, türkçe/yabancı. DİNLEYEN ARKADAŞLAR DİKKAT ETTİ Mİ BİLMİYORUM, ÇEVREMDE DİKKAT EDEN ÇIKMADI bahçede hanımeli eserinde hiç saz/müzik aleti yok. öyle bir söylüyorki kendi sesi bir senfoni olmuş; müziksiz olduğu farkedilmiyor. tatlıses hayranlarına duyurulur. (ibonun da kasetleri var onu da dinlerim ama barışın olduğu yerde herkes yerini bilmeli)

Yazar:  av.ilhami [ 03 Ara 2010 02:21 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

çokmu aşırıya gittim/gidiyorum: cevaplamadan önce bir barış dinleyin
http://www.youtube.com/watch?v=Pn4W0OpA ... re=related
hangi gesi bağları müziği barışın yorumu kadar sizi gece vakti bağlarda dolaştırıyor

Yazar:  av.ilhami [ 03 Ara 2010 03:19 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

rahmetli diyor ya "ben bilirim" eğer O bilmeseydi nerden bilirdim
1- estergon kalesinin 7 krala saray olduğunu
2- idris'in terzilerin üstadı bir peygamber olduğunu (4 kapı)
3- şifayı kapınca nane-limon kabuğu gerektiğini: çocukluğumda bizde sadece tarhana çorbası kullanılırdı
4- lahmacunun da hamburger gibi herkes tarfından yenebileceğini (lahburger): eskiden lahmacun kıro'lara (!) layık görülüp horlanırdı
5- eşeğin de özlenebilecek/sevilebilecek bir canlı olduğu: herşeye sevgiyle bakmayı hor görmemeyi
6- zehirin şifasının süt ile incir olduğunu (gibi gibi)
7-çivinin çiviyi söktüğünü, soğuktan donanın buzla ovulduğunu (cacık)
8- yaşam dediğimiz şeyin uyku olup ölünce uyandığımızı( ne ola, yar ola eserinden): daha sonraları okuduğum bir hadis: insan uykudadır ölünce uyanır!!!!!)
9- bağdatın kapısını genç osmanın açtığını: herkes sadece ulubatlı hasanı bilir tarih şuuru ve tarihimize böyle sahip çıkılır
10- klasik sanat müziği (gamzedeyim deva bulmam, tuti mücizeyi guyem) bir genç olaraksevebileceğimi
11- osmanlı müziği ile oynanmaz/dans edilmez iddialarına karşı yine bir gülnihal adlı eserin bestelendiğini: bu müzikle vals yapılabilir
12- zürefa kelimesini sadece uzun boylu bir hayvan olmayıp zarifler anlamına da geldiği: zürefanın düşkünü (fakir olanı) beyaz giyer kış günü
13- aşı boyalı diye bir boya/renk çeşidi olduğunu (sakız hanım mahur beyin oturduğu evin rengi)
14- söze 4 kitaptan başlamak gerektiğini ( benden öte benden ziyade) Allah ile başlamak yani Bismillah ile başlamak: bir gece de ilhamen yazıp bestelediğini söylemişti bu eser için. zaten ilham gelmeden eser hazırlamam demişti başka zaman bir röportajda ki başka bir röportajda da süper babanne'yi 23 yılda tamamlayabildiğini söylemişti 5dk ile 23 sene arasında bir zaman zarfında eser yapabiliyor: kısa zamanda mı yapmak yetenek yoksa ZAMANIN ÇILDIRTICILIĞINA KARŞI SABIRLA 23 SENE DE Mİ YAPMAK YETENEK!!
15- ömür bitse bile yolun bitmeyeceğini (ölmeden önce çıkarttığı son albümün "yol" isimli eserinden) yolun bitmediğini biliyordum ama şuurumu arrtırdı.
16- çok muhabbetin tez ayrılık getirdiğini (ham meyvayı kopardılar dalından) kime çok muhabbetim olduysa illa araya küskünlük/ayrılık girdi
17- aheste'nin yavaş demek olduğunu (aman yavaş aheste)
18-selam almanın gerekli olduğunu (selam almayana yiğit denir mi: sarı çizmeli m.ağa)
19- fakirleri yedirip giydirmek gerektiği (sarı çizmeli), garipleri ezmemek/kollamak gerektiği (dıral dedenin düdüğü)
20- namus şeref onurun güzel olduğu en önemlisinin de helal alınterinin olduğu (kazma)
21- bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olunacağını yani EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ OLMAK GEREKTİĞİ EĞİTİMDEN MAKSADINDA 4 KAPIDAN GEÇMEK OLDUĞUNU (4 Kapı)
22- 4 kapı diye bir tabirin olduğunu ve bu kapılardan birinin TASAVVUF olduğunu, bir diğerinin HİKMET olduğunu...
................................................... Bir harfe 40 yıl köle olunacaksa bu kadar şey öğreten bir rahmetliye ne yapılmalı???!!!!!
daha öğrendiklerim var ama ilk aklıma hücum edenler bunlar

Yazar:  sinir kupu [ 03 Ara 2010 13:01 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

Sizlerin yazdıklarının üzerine söyleyecek bir şey yok agalar. elinize sağlık.
Sırf yaptığı müzik bile ne kadar çok yönlü bir kişi olduğunu gösteriyordu. Şimdi bir kayahan, sezen aksu, orhan baba vs bir eser dinlesem başkası bile söylerken yav amma da şunun eseri gibi duruyor derim ve hemen hep çıkar. ama bir barış manço şarkısını ilk defa dinleseniz bu barış mançok şarkısına benziyor diyemiyorsunuz. diğerlerinin orijinallikleri yok demiyorum. ama barış abinin orijinalliği de buydu bence o kadar farklı tarzlarda ve o kadar hakkını vererek işler yaptı ki ayırt etmek mümkün değil (tabi anadolu rock tarzı olanlar için konşmuyorum onları tahmin edebiliyordum)

Yazar:  av.ilhami [ 04 Ara 2010 02:17 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

gerçekten her albüm ve eserinde farklı bir sound var. ancak şöyle bir hatıram var. bizim eve kasetçalar/teyp 1988/89 yılında girdi. babam emel sayın abim küçük ceylan bende barışmanço(sahibinden ihtiyaçtan) kasetini aldım. ve dedim ki 10 yıl boyunca başkasının kasetini almayacağım (harbi barış manço manyağı olmuşum galiba) daha sonra aldığım 2. kaseti sözüm meclisten dışarı oldu(burdurun gölhisar ilçesinde olduğumuzdan şehirdeki kasetçilerdeki gibi eski albüm bulunmaz, denizliye gidince almıştım hatta estağfurullah ne haddimize kaseti de vardı ama param yetmediğinden alamamıştım da rüyamda hep denizliye gidip o kaseti aldığımı görüyordum: onu da almadığıma çook pişman olmuştum.) tabii ozamanlar ne internet ne CD/mp3 vardı. neyse hep yeni albümünün çıkmasını bekledim. birgün pazar yerine girince hemen daha girişte kasetçinin kaset çaldığını duydum ama inanın notaları/ritimleri bile belli belirsiz ayırıyordum içim bir hoş oldu ve sevinerek dedim barışın yeni albümü bu! hemen gittim ve hislerimin beni yanıltmadığını gördüm:MEGA MANÇO'yu aldım. üniversiteye hazırlanıyordum (1992) ders çalışırken herhalde aralıksız en az 10 kere dinlemişimdir: soundlar farklı ama ruhu aynıdır. yani nasıl ki mikro alemde bir atomda merkezde çekirdek olur ve etrafında elektronlar döner, aynen öyle de makro alemde güneş sistemlerinde merkezde bir güneş (çekirdek) ve etrafında gezegenler (elektronlar) döner. bu durum bize mikro alem ile makro alemin aynı sistemle daha doğrusu aynı el (sanatçı) tarafından yaratıldığını hissettirir ve düşündürür. bunun gibi her sanatçının ne kadar farklı eserleri olsada ortak bir ruhu/tarzı/frekansı oluyor. mesela evelallah şarkısını ilk dinlediğimde "....yare,pare,çare evelallah" deyince tamam dedim bu da barış mançonun: rahmetli bazı parçalarını önce genç şarkıcılara verir en az bir yıl bekledikten sonra kendisi albümünde kullanırdı. rahmetli aliterasyon dediğimiz ses benzeşmelerini de güzel kullanırdı. tabi bu sanatı kullanabilmek için edebiyat bilmek zengin kelime hazinesine sahip olmak gerekir. aliterasyona başka bir örnek: gönül ferman dinlemiyor'dan, "kimi alır kimi satar hepsi de yanyana yatar barış derdine dert katar karatoprak ver yarimi"
genelde her sanatçı aynı albümde aynı saund kullanır aynı enstürmanlar. ama bunlar barışta yoktur neden? bence en önemli sebep başkaları gibi bir hızlı ritim bulayım birde yavaş üstüned iyi-kötü söz uydurayım hemen fırına sürüp 5 dk.da albüm çıkartayım diye hareket etmemesi. başkaları1-2 yılda bir albüm çıkartırken (hatta bir ara 1yılda 1 albüm oluyordu) barış yukarıda belirttiğim gibi bir süper babanne için 23 yıl bekleyebiliyordu: uzun zaman aralıkları da şarkılar arasında benzerliğ azaltıyordu. tabii fikir üretebilmesi kendini yenilemesi üretkenliği/kendini tekrarlama ihtiyacı hissetmemesi temel sebep.(merak eden olduysa belirteyim evet 10 yıl kendim için barış manço dışında başka kaset almadım. 10 yıl sonra ne oldu...."barış birgün toprak oldu" sildim gözyaşlarımı durmadım :cry: ve can bedenden çıkmayınca da unutamıyorum O:-) artık mahşer gününde bulurum :friends:

Yazar:  av.ilhami [ 24 Ara 2010 03:34 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

geçen gün nette gördüm rahmetlinin ilk adı mehmet imiş "mehmet barış manço". en büyük mehmet bizim mehmet!!!!

Yazar:  av.ilhami [ 28 Ara 2010 02:32 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

artık barış manço ABİ'Mİ diğer forumlara çorbanın tuzu misali serpiştirmeye karar verdim. arkadaşlar sıkıcı bulmaz inşaallah. az önce bir arkadaşın yazısını gördüm. sözümü tutamadım diye hemen yapıştırdım ABİ'MDEN: BİRİNCİ SÖZÜMÜ TUTAMAMIŞTIM AMA İKİNCİ SÖZÜMÜ TUTACAĞIMA SÖZ VERDİM.
http://www.muzikdinlex.com/3450/Baris-Manco-Dut-agaci
Bu şarkıda bile ne kadar güzel orjinal akla ve yüreklere hitap eden SÖZLER var:
1-BİRİNCİ SÖZümü tutamamıştım ama ikinci sözümü tutacağıma söz verdim: sözünde durma kararlılığı daha nasıl anlatılabilir ki
2- dünü bilmeden bugünü yaşamanın bedeli öylesine ağır dı ki yarını bugünden kurtaracağıma söz verdim: hiç okumadıysak okullarda 8 sene tarih okuduk (ilkokul-lise) hangi öğretmen/kitap tarih şuurunu bu şekilde veciz anlattı/anlatmaya çalıştı
3- eskisi gibi mi diye sordum. eskisi gibiymiş biraz kilo almış o kadar. kimbilir belki kilolu olmak bile ne yakışmıştır ona. ZATEN NE YAKIŞMAZDI Kİ! : şu ifade bile bizim platonik/arabesk aşk kültürümüzle yoğrulmuş sevdiğini açıkca söyleyememe ama belli etme kültürüne ne kadar uygun. arife tarif gerekmez derler. artık arif mi kalmadı nedir şimdiki şarkı sözlerine bakınca :crazy: %)

Yazar:  militar [ 02 Şub 2011 00:30 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

öncelikle buraya bu başlığı açan kardeşime çok teşekkür etmek istiyorum.çok yerinde ve çok güzel bir başlık..allah rahmet eylesin... bende kendilerini çok severim.çok çok severim.amcam( belçikada barış abiyle aynı ünivde okudu)ve kendisi de onu çok sever ve yakın arkadaşıdır.barış abinin vefatından sonra onun aldığı bazı ödülleri tr ye getirmişti.onlara dokunma ve inceleme fırsatım olmuştu..tercüman gazetesi yılın sanatçısı ödülü:)milliyet gazetesi yılın sanatçısı ödülü gibi yurt içi ve yurt dışından birsürü ödülü vardı.ayrıca rahmetlinin fotoğraf makinası koleksiyonu vardı..hepsini babasına teslim ettik..sanırım şu an tr deki müze olarak kullanılan evindeler..bir de amcam sözünü yazdığı yazmadığı sadece bestesini yaptığı ve yayınlamadığı bir sürü eserinin olduğundan bahsetmişti...ah barış abi ahh aklıma geldikçe hep gözlerim dolar...adam olacak çocukla büyüdük be...

Yazar:  av.ilhami [ 08 Şub 2011 10:22 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

trt çocuk dergsinde gezgin barış manço diye bir bölüm yapmışlar. çook takdir ettim. malesef 2 haftadır internete girme fırsatı bulamadım. neyse buna da şükür. sayfaya katılan -katılmayan herkese selam.

Yazar:  av.ilhami [ 02 Oca 2016 21:05 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

BARIŞ MANÇO NUN 73. DOĞUM GÜNÜ KUTLU OLSUN.
kendi ağzından hayat hikayesi; doğdum , yaşıyorum, öleceğim.
yine kendi ağzından: insan ismi anılmadığı zaman ölür
ÇOK YAŞA BARIŞ ABİ.

Yazar:  ilhanken [ 29 Oca 2016 14:02 ]
Mesaj Başlığı:  Re: BARIŞ MANÇO

Usta sanatçının aramızdan ayrılışının 17. yılında ''Erkmen Sağlam'ın objektifinden Barış Manço ile 7'den 77'ye Fotoğrafları Sergisi'' 30 Ocak Cuma günü Next Level'da başlıyor!

Ankara'da olan mançolociklere duyurulurdur :)

1. sayfa (Toplam 2 sayfa) Tüm zamanlar UTC + 3 saat
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Group
https://www.phpbb.com/