Zaman: 22 Tem 2018 21:02

Tüm zamanlar UTC + 3 saat





Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 25 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 21 Şub 2017 02:00 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 May 2014 11:07
Mesajlar: 749
Şehir: Ankara
İsim: akif
Araç: ASX INVITE 2013
Meslek: TEKNİK ÖĞRETMEN
Kan grubu: 0rh+
Yaş: 42
Biraz meşguldüm bu nedenle ancak okuyup cevaplıyorum. Mitsubishi ile alakası yok ancak laf lafı açtı yazalım. Zaten İlhami beyin dediği gibi bazen konu dışı olsa bile sorun olmaz :D

İlk önce kimsenin kimseye Müslümanlık öğretmeye çalıştığı yok. Benim yaptığım sorulan sorulara cevap vermek. Yalnız bu yazıda Müslümanlara söz hakkı çıktığından bir Müslüman olarak Müslümanlık hakkında da yazacağım.

Öncelikle galiba yazdıklarım eksik okunmuş. Dursun bey sizin samimiyetinizin durumunu şurada yazılan iki kelam ile bilemeyeceğimi yazdım. Bu arada yaşım 40. Bu yaşa gelene kadar babamın mesleğinden dolayı esnaflık yaptığım için, üniversite okuduğum için ve 18 senedir öğretmenlik yaptığım için insan davranışlarının ne anlama geldiğini biliyorum ve gerekli vasıflara sahibim. Bu nedenle kimin hangi konuda samimi kimin samimiyetsiz olduğunu da hata payı olmak kaydıyla bilirim.

Sizin sorduğunuz sorular gibi sorular bazı samimiyetsiz insanlar tarafından bana çok soruldu ve başkalarına sorulduğuna da çok şahit oldum. O samimiyetsizlerin amaçlarını da bir önceki yazımda belirttim.

Aslında siz de itiraf etmişsiniz yani, amacınız bu sorularla herhangi bir bilgi edinmek değil galiba, aldığınız cevaplarla beni tartmak yani benim tutarlılığımı öğrenmek ben demiyorum siz öyle demişsiziniz :)
Madem beni tartıyorsunuz bakın bakalım kaç kiloyum tutarlımıyım tutarsızmıyım :)
Bu arada bu kadar yazıyı sizi hidayete erdirmek niyetiyle yazmıyorum haddim değil. Sizinle tartışma olsun diye de yazmıyorum .Kendi kendime üzerime bir vazife bildiğim için yazıyorum.

Öncelikle sosyalist parti olayı Türkler Almanya'da Ve yurtdışında sosyalist partilere oy veriyor demişsiniz.
Herhalde sizi asacağız keseceğiz kovacağız diyen faşistlere ya da bir müslüman olarak hıristiyanlığı destekleyen partilere oy verecek değiller ya . Mecbur kötülerin arasından işlerine en iyi gelene yani sosyalist partilere oy veriyor garipler. Bu arada Avrupa'da ki gerçek sosyalist partiler her ne kadar ülkemdeki bölücü terör örgütlerini destekleseler bile bazı doğru yaptıkları işler ve savundukları doğru fikirlerde var. Bozuk saat bile günde iki kere doğru zamanı gösteriyor.

Asgari ücretlilerin meselesini bir yazalım.
Şimdi bir insan neden asgari ücret alıyor? Önce bu sorunun cevabını bakmak gerekir. Zaten bu cevabı vermek için iş kader meselesine ve buralara kadar geldi. Kısaca ne ekersen onu biçersin mantığı ile görmek gerekir düşüncesindeyim. Bir insan zamanında eline geçen fırsatları değerlendirip gerekli çalışmaları çabaları gösterseydi bu çabalarının sonucunda gerekli bilgi ve becerilere sahip olsaydı yani gerekli vasıflara sahip olsaydı. O zaman vasıflı bir eleman olarak asgari ücrete mecbur kalmaz, edindiği vasfın durumuna göre daha fazla ücretlerle çalışırdı. Şimdi bu cümleleri bazıları mecbur kaldım kader beni bu duruma getirdi deyip suçu kadere atmasın diye bende biraz kader açıklamasına girdim ve kader ile ilgili gerekeni daha önceleri yazdım. Daha fazla açıklamaya gerek yok. Bu arada lafım sadece Dursun beye değildi üstüne alınanlar olursa onlara da bir yanıt olmasıydı.
Asgari ücretliler evet bu dünyada zor durumda Allah yardım etsin gerçekten çok zor.
Rabbim, tüm insanlara Kuranı Kerimde mealen; insanların onun varlığına tevhid ile inanmalarını, sabreden ve yalnızca ona sığınanlardan olmalarını söylüyor yine inşirah suresinde her zorluğun ardından bir kolaylık verdim ümitsizliğe kapılma çalış mücadele et çünkü bu mücadelenin sonucunda ben sana hak ettiğini vereceğim diyor, diğer surelerinde insanları başı boş bırakmayacağını bu dünyada çekilen sıkıntılara sabredenlerin sonunda mükâfatlandıracağını söylüyor, bu dünyada insanlar başlarına gelen ya da gelebilecek sıkıntıların sonunda sabrederlerse hem dünyada hem de ahiret hayatında güzellikler elde edeceklerini söylüyor. Bu dünyada çalışanların okuyanların gerekli mücadeleyi yapan insanların karşılığını hem dünyada hem de ahiret hayatında alacaklarını söylüyor.
Asgari ücret ile çalışan birisi isterse daha çok çalışır çabalar ve gerekli vasıfları kazanırsa dünya hayatında maddi olarak daha mutlu olabilir. Allah’a inanır, O’nun tavsiyelerine, emirlerine ve yasaklarına uyarsa da hem bu dünyada hem de ahiret hayatında çok mutlu olur.

Üstün tutma meselesine gelelim.
Tüm dünyada çeşitli sınavlar yapılır. İnsanların başka insanları sınadıkları sınavlardan bahsediyorum. Acaba bu sınavlar neden yapılır? Kim üstün kim üstün değil onu öğrenmek için olmasın sakın. Örneğin üniversite sınavı ile seviye tespiti yapılır ve sonucuna göre insanların istedikleri fakültelere girme hakları verilir. Yine firmalar işe uygun olan en üstün vasıflı eleman almak için sınavlar yaparlar. Sonuçta kimileri kimilerine göre çeşitli özelliklerinden dolayı üstündürler. Cahil ile okumuş ya da çalışkan ile tembel aynı seviyede tutulabilir mi? Allah bile hiç bilen ile bilmeyen bir olur mu diyor.
Ancak bazı haklarda tüm insanlar eşittir. Örneğin Cahilin oyu ile okumuşun oyu aynı değerdedir :) . İnsanlık bildirgesi vardır bilirsiniz bu bildirgedeki hakların yaralanılmasında hiçbir üstünlük kabul edilemez (aslında bu bildirgeden önce Peygamberimizin veda hutbesini okumanızı tavsiye ederim.) yine Allah bizi birbirimizden ayırırken yalnızca takvamıza göre yapacağını söylüyor. Takva nedir diye soranlar için aşağıda linkini yazdım.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Takva

Şimdi bizde üstünlük bahsinde kendimizi kimseden üstün gördüğümüzü söylemedik. Ancak üstün olmak başkadır kendini üstün görmek başkadır. Her hangi bir konuda üstünseniz üstün olmak için gerekli vasıflara sahip olduğunuz için ve bu üstünlüğünüzün de genel olarak başkaları tarafından onaylandığı için üstünsünüzdür. Liyakat üstünlüğü derecelendirir. ister kabul edin isterseniz etmeyin bu bir doğrudur.

Örneğin askeriye içinde 20 yıldır çalışan iki kişiyi örnek alalım. Bunlardan birisi çalışmış çabalamış gerekli okulları kazanmış ve okumuş gerekli mücadeleleri vermiş ve kurmaylığı kazanmış sonrada gerekli başarıları gösterdiği için Orgenaral olmuş . Diğer kişi ise gerektiği kadar okumuş gerektiği kadar mücadele etmiş ve astsubay kıdemli başçavuş olmuş.
Şimdi astsubayın mı orduyu yönetmesi doğru yoksa orgeneralin mi? Şimdi bu sorunun doğrusu sana bana ona buna göre olabilir mi? Doğru olan elbette ki liyakattır ve orgenaral dir.
Ancak maalesef ülkemizde çok üzücü bir şekilde şunu da gördük. kendilerine göre sözde doğruları olan hain bir terör örgütünün eylemleri sonucunda, hırsızlıkla ve haksızlıkla kıdemli başçavuş olan astsubay abilerin yine hırsızlıkla yalan dolan ve binbir hileyle general olmuş insanları nasıl yönettiklerini öğrendik. Galiba kimilerine göre doğru ile olması gereken doğruyu anlatabilmişimdir.

Şimdi yukarıdaki örnek üzerinden gidelim. Şimdi maalesef geçen yaz yaşadığımız ismini anmaya bile layık olmayan hainler tarafından haince yapılan saldırılar sonucunda sadece amaçları ülkelerini, ülkelerindeki demokrasiyi ve inançlarını korumak olan ve sadece ellerinde, şerefini ve rengini uğruna dökülen şehit kanlarından alan Türk Bayrağı olan insanlarımız şehit oldular. Şimdi o ölen merhumlar şehit oldu ancak onların yakınları perişan olmadılar mı? O şehitlerin çocukları yetim kalıp perişan olmadılar mı? Şimdi o perişan olan şehit yakınları adalet istemek, onları perişan hallere koyanlardan hesap sormak onların hak ettikleri şekilde cezalandırılmalarını istemek hakları değil midir? Bu soruları lütfen o şehit yakınları yerine koyup siz cevaplayın ya da buna benzer durumlar için empati yapın. Ben olsam o hainlerin, hem bu dünyada hem de öbür dünyada hak ettikleri şekilde cezalandırılmasını isterim. ( Şimdi bu işin sana bana ona göre doğrusu olabilir mi?)

Şimdi o hainlerin bir çoğunu (maşaları) kolluk kuvvetleri yakaladı ancak esas suçlular ya yurt dışındaydı ya da yurt dışına kaçtılar. Duyuyoruz ki korundukları ülkelerde ellerini kollarını sallaya sallaya geziyorlar. Durumlar ortada onların esas ağababaları çok güçlüler ve onları da koruyorlar. Hadi bakalım şimdi esas elebaşlarını gücünüz yetiyorsa yakalayın yargılayın ve hak ettikleri cezaları verin. Ben şimdi Güçlülerin en güçlüsü Allah’a dua ediyorum Allah’ım sen her şeyin en doğrusunu bilirsin lütfen o hainlerin hem bu dünyada hem de öbür dünyada cezasını ver. Evet ben Allahtan adalet istiyorum.Varsayalım şimdi o hainlerden birisi şuan öldü. EEE hani bu dünyada hesap soracaktık bu dünyada cezasını çekemeden gitti. Eee hesap ortada mı kaldı. Çok şükür ki cehennem var :)
Bakın biz insanlar adalet isteriz bu mayamızda vardır bu olgu ancak inançla var ya da yok olmaz ancak inançla şekillenir.
Allah çok merhametlidir yarattıklarını neden cezalandırır? Allah çok merhametlidir elbet ancak Allah çok Adildir. Ayrıca kötülerin cezalandırılmasını Allah mı istiyor yoksa esas biz kullarımı istiyoruz? Biz adalet istiyoruz ve Rabbimde bizim istediğimiz adaleti yerine getiriyor. Biz adalet neticesinde değerlendirilmek istiyoruz hem bu dünyada hem ahirette.
Biz bize zulüm yapanların yaptıkları zulümlerin cezalarını çekmelerini istiyoruz. Hem bu dünyada hem de ahiretde . Ancak Allah o kadar Adildir ki bazı suçların cezaları sadece dünyada çekilip kurtulacak kadar basit değildir. Bu nedenle iş ahiretede kalır.

Allah acaba neden kullarına ceza verir sorusunun cevabı mazlum kulları istediği için olmasın.

Bittimi bitmedi bir de ceza ödül olayı var . İnsanlar bazen kendileri için hayati derecede öneme sahip olan doğru olanları yapmak için pek önem göstermez ya da yapmak istemez bunun içinde güdülenmeleri gerekir. Bu işin en iyi yöntemi önce öğretmek eğitmek uyarmak işin sonuçlarına dair örnekler vermek ve göstermek sonra ödül ve cezadır.

Allah neden bilinmek ve övülmek ister?

Allah Sameddir yani hiçbir şeye ihtiyacı yoktur ancak her yarattığının ona mutlak ihtiyacı vardır. Allah neden övülmek ve bilinmek ister? Elbette ki Allah’ın ne övülmeye ne de bilinmeye ihtiyacı vardır. Ancak biz kulların Allah’ı bilmeye ve en üst şekilde O’nu övmeye ihtiyacımız vardır. Peki neden Bizim O’nu bilmeye ve övmeye ihtiyacımız var ?
Şimdi daha anlaşılır olsun diye bir örnekle açıklamak istiyorum.

Arabanız bozuldu ve arabanızı tamir ettirmek istiyorsunuz diyelim. hem forumla alakalı bir örnek olur buradan da tüm anlattıklarımızın forumla ilgili olduğunu var saymış oluruz :)
Şimdi biz aracımızı en güzel, en hesaplı şekilde yani en uygun şekilde tamir ettirmek isteriz. İsteriz de kime tamir ettireceğiz. Evet kime tamir ettireceğiz? Elbette ki bulabilirsek arabanızın piri, işini en iyi bilen, eli en yatkın, en profesyonel, en çok tecrübeli ve en güvenilir olan ve bir ustaya tamir ettirmek isteriz. Peki arabanızın piri, işini en iyi bilen, eli en yatkın, en profesyonel, en çok tecrübeli ve en güvenilir usta kim? Nerede? Ona nasıl ulaşacağız? Onunla nasıl irtibata geçeceğiz? Bu soruların cevaplarını bulmak için ne yapacağız? Örneğin bu foruma danışacağız, eşe dosta soracağız, internette araştırma yapacağız ve tavsiyelere göre ustaya gideceğiz ya da deneme yanılma yöntemini uygulayacağız. Aslında bu arabayı en iyi bilen kişinin de o arabayı tasarlayan ve üreten mühendisin olduğunu da biliyoruz.
Şimdi arabanın tamiri için arabayı tasarlayan ve üreten mühendisi yada o mühendisin eğittiği namı, şöhreti olan, övülen, tavsiye edilen bir ustaya mı gidersiniz yoksa sıradan bir ustaya mı? Ya alt tarafı araba tamir ettireceğiz ancak yinede çok can sıkıcı olabiliyor. Aslında hayati önemi bakımından söylemek gerekirse beyin ameliyatı olması gereken bir hastanın kendisini ameliyat edecek cerrahı aramasını daha iyi bir örnek olarak verebiliriz. Şimdi hayatında bu ameliyatı daha az yapmış uzman doktoramı yoksa yıllarca beyin ameliyatı yapmış işinin ustası profesör doktoramı ameliyat olmak istersiniz?

Yani insan en çok övüleni ve övdüğünün sonra en çok sevdiğinin sözünü dinler. Bu arada bazen insan kendisi için doğru olanı yapmak istemez bu durumlarda da ceza korkusundan dolayı en çok korktuğunun sözünü dinler
Yine maya meselesi :)

Birde acil durumlarda aramamız gereken telefon numaraları bilmek gerekir değil mi? (Yangın 110-Alo Trafik 154-Polis imdat 155-Hızır Servis 112-Jandarma İmdat 156 )

Şimdi insanda hayatında hayati meselelerde kendisi ve çevresi için ne yapması gerektiğini bilmek zorundadır. Hayatında en doğru kararları almak ister. Şimdi insanlara en doğru tavsiyeleri verebilecek kimdir ? Elbetde ki insanı ve tüm alemin yaratıcısı olan Allah.
Bu nedenle biz övülenlerin en yücesi Allah’ı ve onun sonsuz kudretini bilmek zorundayız.
Allah’da bu nedenle bizim için kendisinin bilmemizi ve onu övmemizi istiyor.


Allah pek çok peygamberler ve bu peygamberler aracılığıyla gönderdiği kitapları ile bizi uyarmıştır bize nasıl olmamız, nasıl davranmamız, nelere yakın, nelere uzak olmamız gerektiğini söylemiştir. Bu uyarılarını en son gönderdiği ve sonsuza kadar koruyacağını söylediği Kuranı Kerimde çeşitli anlatım yöntemleri kullanarak açık açık yazmıştır.
Ancak Kurandan önceki kitaplar insanların siyasal amaçları doğrultusunda bir takım insanlar tarafından tahrip olduklarından dolayı içlerine bir sürü yalan yanlış yazılar da sokulmuştur. İncili örnek alacak eskiden her önüne gelen kendi kafasına göre incili düzenlemiş İncil diye kendi yorumlarını katmış. Sonuçta yüzlerce birbirinden farklı İncil olmuş. Sonra Hıristiyanlar bir derleme toplama yapmış birbirleri ile çelişen kliselerin kabul ettiği dört farklı incile kadar düşürmüşler.( bu arada hala bu dört incilden fazlası bazı Hıristiyan mezhepleri tarafından kullanılmakta)
https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ncil

dursun bey İncil demişsiniz ya şimdi birbirleriyle bile çelişen İncillerden hangisini dikkate alacağız. :)

Allah Kuran’ı koruyacağını söylemiş ve korumuştur. Tüm dünyadaki Kuranları toplayın tüm mezheplerin tarikatların okuduğu kuranlara bakın (baskı hatasız) bütün Kuranlar harfi harfine aynısıdır. Ayrıca Kuranı Kerim en son ve en kapsamlı olarak sadece bir zümreye değil tüm insanlığa sadece bir zamana göre değil tüm zamanlara göre gönderilmiştir.

Tabi Allah Kuranı koruyacağını söylemiş ve korumuştur. ancak Müslümanların çoğu maalesef kendi inançlarını itikatlarını tam manasıyla koruyamamış.

Peki İslam yani ilk emri oku olan. Ve hiç bilenle bilmeyen bir olur mu diyen bir Kitaba sahip olan İlim öğrenme isteği içinde evinden çıkan hiçbir kimse yoktur ki, yaptığından hoşlandıkları için, melekler onun ayakları altına kanatlarını koymasın.” Diyen savaşta esir aldığı düşmanlarını müminler okuma yazma öğretmesi şartı ile serbest bırakan bir peygambere sahip olan, Bana bir harf öğretenin bin yıl kölesi olurum ve ilim çinde bile olsa öğrenin felsefesini rehber edilmiş, zamanında eski yunan, mısır, roma,çin ve fars medeniyetlerinin ilim kitaplarını toplayan okuyan ve bu kitaplardan faydalanarak geliştirdikleri ve kat kat daha fazlasını yazan, Zamanında pek çok alim ve ilim adamı yetiştiren şimdiki ilimlerinin pek çoğunu bulan temelini atan ve geliştiren Harizmi, Biruni, Farabi, İbni Sina vb gibi alimlere sahip olan

https://tr.m.wikipedia.org/wiki/M%C3%BC ... B1_listesi

Abbasiler Emeviler Endülüsler Memlüklüler Gazneliler Akkoyunlular Selçuklu Osmanlı gibi pek çok medeniyetlere sahip olan ve gittikleri yere medeniyet ilim huzur refah götüren sadece ülkeleri değil kalpleri fetih eden çağ kapayıp çağ açan Müslümanlar şimdi neden bu haldeler?

Müslümanların çoğu maalesef tembelleşmiş, pasifleşmiş atalete, rehavete kapılmış. Dünya işlerine ve zevklerine daha çok düşkün olmuşlar .Bunun sonucunda Kuran ve gerçek hadis bilinci yerine zamanla daha mistik bilinçlere kapılmışlar. Hindistan kökenli mistik inançların etkisi altında kalmışlar, Eski inançlarını gelenek ve göreneklerini din diye yanlış bir şekilde İslam diye bidat etmişler. Cahil kalmış ve bırakılmışlar. Dinin içine Siyasi amaçlar ve kötü amaçlar doğrultusunda sömürülmüş birçok yanlışlar sokulmuş ve bidatlar yapılmıştır.
Siyasi amaçlar doğrultusunda uydurma hadisler çıkarılmış menkıbe adı altında bir sürü uydurma kasıtlı hikayeler anlatılmış.(tabi bu arada tüm menkıbeler kötü amaçlı ve bozuk diyemeyiz) Kuran yanlış tefsir edilmiş hatta yanlış çeviriler yapılmış yani yanlış mealler devreye sokulmuştur. Neticede yine siyasi çıkarlar için Müslümanlar bir sürü mezheplere bölünmüş yetmemiş bir sürü tarikatlara bölünmüş. Ortalıkta sözde şeyhler, şıhlar, mehdiler cirit atar olmuştur.
Evet çok çok çok üzülerek, utanarak itiraf ediyorum Müslümanlar şu an çok çok geri kalmışlar.

Eeee Müslümanlar geri kalmış da şu batı medeniyetleri nasıl medeni ve gelişmiş olmuşlar.

Sezarın hakkını sezara vermek gerekir şimdi adamlar hakikatten çalışmışlar. Zamanında Müslümanların eski yunan, mısır, roma,çin ve fars medeniyetlerinin ilim kitaplarını ve bu kitaplardan faydalanarak geliştirdikleri ve kat kat daha fazlasını yazdıkları kitapları okumuşlar çalışmışlar kat kat kat ve kat daha da fazlasını yazmışlar ve üstün bir medeniyet olmuşlar. Olmuşlarda şimdi sponsorları kim olmuş :) tabi ki Sömürgeci katil gaddar kan emici krallıklar ve ülkeler. Nasıl bir sömürmeyse hala devam ediyor Sömürdükleri ülkeler hala dikiş tutmuyor. Kendi yaptıkları pek çok pisliği rezilliği islamı karalamak içinde Müslümanların üzerilerine atıyorlar. Bunun için de maalesef cahil sözde Müslümanları kullanıyorlar.
Allah Rahmandır tüm yarattıklarını korur batı medeniyetlerinde ki insanlarda onların kulu.

Allah her bozguncuya bir mühlet vereceğini söylüyor.
İnşallah onlara verilen mühlet son bulur onlarda hak edenler cezalarını çeker masumları hidayete kavuşur .İnşallah Müslümanlar Allahın ipine Kuranı Kerime sımsıkı sarılır gerçekten tam manasıyla doğru bir şekilde onu okur ve anlar peygamberimizin gerçek hadislerini seçer ve Onun sözlerini doğru anlarlar sonra ilim okur, çalışır çalışır ve çalışırlar ve Müslümanlarda gerçek hidayete kavuşurlar.
Biraz uzun oldu ancak anca açıklayabildim.
Allah hepimize hidayet versin

_________________
2 Nasihat
Kulun gözüne girmek için, Rabbın gözünden düşecek işler yapma.
Başkalarının mertebesini düşürmeye çalışmak, kendi mertebeni yükseltmez.


En son akif06eren tarafından 06 Mar 2017 21:52 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 21 Şub 2017 11:08 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Kas 2014 21:22
Mesajlar: 552
Şehir: Sakarya&Karabuk
İsim: sabri
Araç: 2014 attrage 1.2 cvt
Meslek: öğretmen
Kan grubu: b+
Yaş: 29
Akif Hocam Maşallah. Zevkle okudum. Klavyene sağlık. Yazdıklarının kahir ekseriyetine katılmakla birlikte bir hususta şerh düşmek istiyorum.
Batının bu derece müslümanlardan teknolojik olarak ileri gitmelerinin nedeni çalışmaları olsa da ekonomik olarak ilerlemeleri sadece çalışmakla izah edilemez. Sömürgecilik gibi kötü bir hasletle müslümanların tevessül etmeyeceği bir yöntemle ekonomik olarak fark atmışlardır. Öyle inanıyorum ki bu haksız kazanç onların elinde uzun süre kalmayacaktır.
Müslümanların bu günkü dünya düzeninde hala paramparça olmaları ise yürekleri dağlıyor. İttihad-ı islam gerçekleşmedikçe batının çizmesi altında ezilmeye mahkum olacağız. Ne zaman bir ve beraber olursak o zaman hakkımız olan müreffeh bir hayata kavuşacağız. Tabi bu ittihad sadece siyasilerin başarabileceği bir konu değildir. Fert fert biz de arkadşımızla, komşumuzla, akrabalarımızla ittihad etmeliyiz ki bizi yönetenlerin işi kolaylaşsın. Mezheb, cemaat,tarikat, dil, ırk ve ten rengi ayırmadan bir ve beraber olmalıyız. Dünyaya adalet gelsin istiyorsak buna mecbur ve memuruz. Vesselam.


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 21 Şub 2017 12:51 
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 May 2014 11:07
Mesajlar: 749
Şehir: Ankara
İsim: akif
Araç: ASX INVITE 2013
Meslek: TEKNİK ÖĞRETMEN
Kan grubu: 0rh+
Yaş: 42
eflan yazdı:
Akif Hocam Maşallah. Zevkle okudum. Klavyene sağlık. Yazdıklarının kahir ekseriyetine katılmakla birlikte bir hususta şerh düşmek istiyorum.
Batının bu derece müslümanlardan teknolojik olarak ileri gitmelerinin nedeni çalışmaları olsa da ekonomik olarak ilerlemeleri sadece çalışmakla izah edilemez. Sömürgecilik gibi kötü bir hasletle müslümanların tevessül etmeyeceği bir yöntemle ekonomik olarak fark atmışlardır. Öyle inanıyorum ki bu haksız kazanç onların elinde uzun süre kalmayacaktır.
Müslümanların bu günkü dünya düzeninde hala paramparça olmaları ise yürekleri dağlıyor. İttihad-ı islam gerçekleşmedikçe batının çizmesi altında ezilmeye mahkum olacağız. Ne zaman bir ve beraber olursak o zaman hakkımız olan müreffeh bir hayata kavuşacağız. Tabi bu ittihad sadece siyasilerin başarabileceği bir konu değildir. Fert fert biz de arkadşımızla, komşumuzla, akrabalarımızla ittihad etmeliyiz ki bizi yönetenlerin işi kolaylaşsın. Mezheb, cemaat,tarikat, dil, ırk ve ten rengi ayırmadan bir ve beraber olmalıyız. Dünyaya adalet gelsin istiyorsak buna mecbur ve memuruz. Vesselam.


Sabri bey teşekkür ederim. Cümlemizin yüreğine sağlık.
Ben batının sömürgeci oluşundan kısaca bahsettim ancak sizin eklemeleriniz de yerinde olmuş. İnşallah Vahdet olur Allah razı olsun

_________________
2 Nasihat
Kulun gözüne girmek için, Rabbın gözünden düşecek işler yapma.
Başkalarının mertebesini düşürmeye çalışmak, kendi mertebeni yükseltmez.


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 21 Şub 2017 15:25 
Çevrimdışı
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Şub 2010 13:44
Mesajlar: 4882
İsim: ilhami
Araç: Outlander 2.4
Meslek: memur
Kan grubu: A+
Yaş: 40
Konu asgari ücretten açılmıştı. işte size asgari ücret tespit yöntemi (komik ve acı bir durum aslında)
Resim

_________________
DERDİ DÜNYA OLANIN DÜNYA KADAR DERDİ OLUR!
Sorunlarınızın çözümü için her sorunuzda mutlaka 1-model,motor 2- Şanzıman (otomatik vs.) 3-LPG(varsa markası)4-km.si 5- geçmişini (modifiye, parça değişimi vs.) yazınız!


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 21 Şub 2017 15:45 
Çevrimdışı
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Şub 2010 13:44
Mesajlar: 4882
İsim: ilhami
Araç: Outlander 2.4
Meslek: memur
Kan grubu: A+
Yaş: 40
Ben "the batı" yı mikroba benzetirim: bünyeniz sağlamsa zarar veremez, ancak bünyenizi zayıf düşürürseniz sizi ele geçirir;
Müslüman halklar olarak "muttaki" ve liderleri olarak "zahid" olunmadığı sürece mikropların tesirinden kurtulmak kolay değil.
Zahid liderlerin olmasını istiyorsak Muttaki bir halk olmalıyız;
Haccacı Zalim'e; Hz. Ömer gibi adil ol zulüm yapma diyene cevabı "siz Ömer zamanındaki halk olursanız ben de Ömer gibi olurum!

ayet miydi hadis miydi; nasılsanız öyle yönetilirsiniz!

_________________
DERDİ DÜNYA OLANIN DÜNYA KADAR DERDİ OLUR!
Sorunlarınızın çözümü için her sorunuzda mutlaka 1-model,motor 2- Şanzıman (otomatik vs.) 3-LPG(varsa markası)4-km.si 5- geçmişini (modifiye, parça değişimi vs.) yazınız!


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 25 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
POWERED_BY Color scheme by ColorizeIt!

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye